


Mobil uygulama dünyasında başarı çoğu zaman tasarım, özellikler ve pazarlama bütçesiyle ilişkilendirilir. Ancak birçok projenin sessizce gözden kaçırdığı kritik bir detay vardır: APK boyutu.
Bir uygulama ne kadar iyi olursa olsun, eğer indirilmesi zor, çok yer kaplayan ya da yavaş yüklenen bir yapıya sahipse kullanıcıyı daha ilk adımda kaybedebilir. Üstelik bu kayıp sadece kullanıcı sayısıyla sınırlı kalmaz; doğrudan kullanıcı edinme maliyetini (CAC) de yükseltir.
Bu yazıda, APK boyutunun büyümesinin Play Store indirme oranlarını, kullanıcı davranışlarını ve reklam maliyetlerini nasıl etkilediğini özgün ve gerçekçi bir bakış açısıyla ele alıyoruz.
Kullanıcı için APK boyutu şunu temsil eder:
Bekleme süresi
İnternet harcaması
Depolama alanı riski
Yani teknik bir detay değil, psikolojik bir eşiktir.
Bir kullanıcı uygulamayı görür, beğenir ama şunu düşünür:
“Bu kadar büyükse telefonda ne yapıyor acaba?”
Bu soru çoğu zaman indirilmeme ile sonuçlanır.
Play Store’da kullanıcılar genellikle:
Mobil veri kullanır
Hızlı karar verir
Sabırsızdır
Büyük APK boyutu:
“Sonra indiririm” düşüncesi yaratır
Kararı erteler
Çoğu zaman tamamen vazgeçtirir
Ertelenen indirme, genellikle hiç gerçekleşmez.
Dünyadaki kullanıcıların büyük kısmı:
Sınırlı internet paketine sahiptir
Yavaş bağlantılar kullanır
Her MB’ı önemser
Bu kullanıcılar için büyük APK:
“Bu uygulama bana pahalıya patlar”
algısı oluşturur.
Sonuç:
Uygulama daha indirilmeden elenir.
APK boyutu büyüdükçe:
Reklamdan gelen kullanıcı azalır
Aynı indirme sayısı için daha fazla reklam gerekir
Dönüşüm oranı düşer
Bu da şu anlama gelir:
Aynı bütçeyle daha az kullanıcı kazanırsın.
Yani sorun sadece teknik değil, doğrudan finansaldır.
Çoğu ekip şuna bakar:
Reklam tıklaması
Store sayfası görüntülenmesi
Ama asıl kayıp şurada yaşanır:
“İndir” butonuna basılmayan an
Büyük APK:
Huninin en altını daraltır
Reklam performansını kötü gösterir
Pazarlama ekibini yanlış yönlendirir
Aslında sorun reklamlarda değil, uygulamanın ağırlığındadır.
Birçok kullanıcı:
Eski cihaz kullanır
Depolama alanı doludur
“Yer açmam gerekir” uyarısından kaçınır
Bu kullanıcılar büyük APK gördüğünde:
Uygulamayı silmez
Alan açmaz
Vazgeçer
Bu da özellikle gelişmekte olan pazarlarda ciddi bir kullanıcı kaybı demektir.
Kullanıcı gözünde büyük APK genelde şunları çağrıştırır:
Gereksiz özellikler
Optimize edilmemiş kod
Telefonda yavaşlık
Arka planda çok şey yapan uygulama
Bu algı doğru olsun ya da olmasın, kararı etkiler.
Çok sık duyulan bir savunma:
“Bizim uygulama kompleks, o yüzden büyük.”
Gerçek şu:
Birçok büyük uygulama, ilk kurulumda küçüktür
Özellikler sonradan indirilir
Kullanıcıyı korkutmadan içeri alınır
Yani sorun “büyük olması” değil,
büyük başlamasıdır.
Büyük APK genellikle:
Daha uzun kurulum süresi
Daha geç ilk açılış
Daha fazla hata riski
demektir.
İlk deneyim kötü olursa:
Kullanıcı geri dönmez
Uygulama silinir
Reklamla kazanılan kullanıcı boşa gider
Bu da CAC’yi dolaylı ama kalıcı şekilde yükseltir.
APK boyutu:
Teknik ekip konusu gibi görünür
Ama pazarlama ve büyüme konusudur
Küçük APK:
Daha fazla indirme
Daha iyi reklam dönüşümü
Daha düşük kullanıcı edinme maliyeti
demektir.
Bu yüzden APK optimizasyonu:
“Performans iyileştirme” değil
büyüme stratejisidir.
Reklam maliyetleri artıyor
Kullanıcı daha seçici
Cihaz çeşitliliği artıyor
Veri paketleri hâlâ sınırlı
Bu ortamda:
Ağır uygulamalar daha baştan elenecek.
APK boyutu:
Store sayfasında bağırmaz
Hata vermez
Ama kullanıcıyı sessizce kaçırır
İndirme oranını düşürür,
kullanıcı edinme maliyetini artırır,
büyümeyi yavaşlatır.
Başarılı mobil ürünler şunu bilir:
İlk izlenim, indirme boyutuyla başlar.