


Bir web sitesi açılmadığında kullanıcı beklemez.
Ne hata mesajını inceler, ne sebebini sorgular.
Sadece çıkar ve bir daha geri dönmez.
Yavaş açılan bir web sitesi; tasarım, içerik ya da ürün ne kadar iyi olursa olsun kullanıcı deneyimini, SEO performansını ve dönüşüm oranlarını doğrudan baltalar. Üstelik bu yavaşlık çoğu zaman tek bir büyük hatadan değil, biriken küçük yanlışlardan kaynaklanır.
Bu yazıda, web sitelerinin neden yavaş açıldığını; teknik ezberlerden uzak, gerçek neden–sonuç ilişkileriyle ele alıyoruz.
Web kullanıcılarının beklentisi nettir:
Sayfa hemen açılsın
Etkileşim anında olsun
Bekleme hissi oluşmasın
Bir site yavaşsa kullanıcı şunu düşünür:
“Bu site bana zaman kaybettiriyor.”
Bu düşünce:
Hemen çıkma oranını artırır
Sayfa görüntüleme süresini düşürür
Marka algısını zedeler
Yani yavaşlık, sadece teknik değil; algısal bir problemdir.
En sık karşılaşılan sebeplerden biridir.
Büyük boyutlu görseller
Sıkıştırılmamış dosyalar
Yanlış formatlar
Tarayıcı, bu görselleri indirmeye çalışırken sayfa yüklenmesi gecikir. Kullanıcı, içeriği görmeden beklemek zorunda kalır.
Web siteleri zamanla şişer:
Kullanılmayan CSS dosyaları
Fazla JavaScript kütüphaneleri
Artık ihtiyaç olmayan eklentiler
Bu kodlar:
Tarayıcıyı yorar
Yüklenme süresini uzatır
Mobil cihazlarda daha büyük sorun yaratır
Ne kadar iyi bir site yaparsan yap, arkasındaki altyapı zayıfsa performans düşer.
Paylaşımlı hosting
Yetersiz sunucu kaynakları
Yoğun trafik altında kalan sistemler
Sunucu geç cevap verirse, site yavaş açılır. Bu noktada tasarımın hiçbir önemi kalmaz.
Sunucu ile kullanıcı arasındaki fiziksel mesafe, yüklenme süresini etkiler.
Uzak veri merkezleri
İçerik dağıtımının olmaması
Bölgesel gecikmeler
Veri ne kadar yol kat ederse, o kadar geç ulaşır.
Cache olmayan bir site:
Her kullanıcıda her şeyi baştan yükler
Sunucuyu gereksiz yere yorar
Bu da:
Daha yavaş sayfalar
Daha fazla sunucu yükü
demektir.
Web trafiğinin büyük kısmı mobilden gelir.
Ama birçok site hâlâ masaüstü mantığıyla çalışır.
Büyük dosyalar
Ağır animasyonlar
Mobilde gereksiz detaylar
Mobil kullanıcılar için yavaşlık çok daha tahammülsüz bir deneyimdir.
Arama motorları yavaş siteleri sever mi?
Hayır.
Yavaş site:
Daha düşük sıralama
Daha az görünürlük
Daha az organik trafik
demektir.
SEO artık sadece içerik değil; deneyim ölçer.
Hız, bu deneyimin en temel parçasıdır.
Bu cümle birçok sorunun başlangıcıdır.
Geliştirici:
Hızlı internet kullanır
Güçlü cihazla test eder
Cache doludur
Ama gerçek kullanıcı:
Yavaş bağlantı
Eski cihaz
İlk kez giren tarayıcı
kullanır.
Gerçek performans, en kötü senaryoya göre ölçülür.
Web siteleri nadiren tek bir sebepten yavaşlar.
Genelde şu tablo vardır:
Biraz ağır görseller
Biraz fazla JavaScript
Orta seviye sunucu
Eksik cache
Hepsi birleşince:
Site “idare eder” gibi görünür
ama kullanıcıyı kaçırır.
Yavaş site:
Daha az form doldurma
Daha az satış
Daha yüksek reklam maliyeti
demektir.
Çünkü reklamla gelen kullanıcı, yavaş bir sitede beklemez.
Bu da doğrudan bütçe kaybıdır.
Kullanıcı sabrı azalıyor
Mobil trafik artıyor
Reklam maliyetleri yükseliyor
Bu ortamda:
Yavaş sitelerin yaşama şansı giderek düşüyor.
Web sitesi yavaş açıldığında:
Hata vermez
Uyarı göstermez
Ama kullanıcıyı kaybettirir
Gerçek başarı:
En iyi tasarımda değil
En çok özellikte değil
En hızlı ve akıcı deneyimde gizlidir.